SEVGİNİN MIRNAVCASI  (10- 12 yaş)

Gerçek kedi öyküleri ve kediler hakkında ilginç bilgilerle bakım rehberini bünyesinde toplayan bir kitap. Altın Kitaplar tarafından yayınlanan kitap,çocuklara hayvan sevgisi aşılaması ve sevilene karşı sorumlu olmaya özendirmesi açısından önemli. İlk yarıda yer alan öyküler, 10-12 yaş grubuna öykü yazma ve okuma zevkini aşılayacak nitelikte.

KEDİ

Onu ilk kez,gecenin ilerlemiş bir saatinde sokağın köşesinde gördüm. Gördüm demek yanlış aslında…Önce sesini duydum. İncecik, çığlık çığlığa miyavlamalarıyla karanlığı yırtıyordu adeta…

Yavaşça yaklaştım. Eğilip elimi uzattım. Sanki o anı bekler gibi, avucuma dayadı başını. Derin hırıltılarla sarsılmaya  başladı bedeni. Sırtüstü yatıp, bir sağa, bir sola   oynaştı yerde. “ Göğsümü de okşa,” diyordu sanki. Uzanıp, kıvır kıvır beyaz tüyleri okşadım. Gıdısını kaşıdım. Gözlerini  kapattı, başını ayağıma dayadı. Mutluydu.

Evime  doğru yürürken, ince çığlığı uzun süre izledi beni. Arkama dönüp bakmamak için zor tuttum kendimi. Sonra duyulmaz oldu sesi. Gecenin ayazında titreyen kaldırımlarda yankılanan, yalnızca kendi ayak seslerimdi.

İki sokak ötedeki evime geldiğimde neredeyse unutmuştum bile onu. Tam anahtarı kilide sokmuştum ki, bacağımda yumuşak bir dokunuş hissederek irkildim. O’ydu. Demek ki, hiç ses etmeden izlemişti beni. Ayağımla hafifçe iteledim. Ne içeri  girmesini istiyordum, ne de gitmesini…

Duygularımı anlamış gibi çekingen, durakladı kapının önünde. Tam kapatırken, masmavi gözlerini yüzüme dikip, hafifçe mırıldandı. O güne dek, kedilerin yalnızca miyavladığını sanırdım, O ise  konuşuyordu. Kapıyı kapattım. Ayakkabılarımı ayağımdan fırlatıp attım. Günün yorgunluğu iyiden iyiye bastırmıştı. Bir fincan kahve yapıp koltuğa attım kendimi. Kumanda aletini alıp, televizyon kanallarında şöyle bir gezdim. Midemde korkunç bir gurultu…Beynimde yankı yankı bir ses…

---Ya o da açsa?

O kadar küçüktü ki…Acaba çöpleri karıştırmayı öğrenmiş miydi?

Bu düşünceleri kovmak istercesine radyonun düğmesine bastım. Ayaklarımı sehpaya uzatıp, gazeteyi karıştırmaya başladım…

---Acaba erkek kediler bu boy bir yavruyu da boğarlar mı?

---Yok canım, bu kocaman olmuş…

Niye ayağa kalktım, niye kapıyı açtım, niye onu içeri aldım? Bilmiyorum. Sanki uykuda gezer gibi kapıya yöneldiğimi anımsıyorum, o kadar…Paspasın üstünde sabırla beklemişti. Çıt çıkarmadan…” Haydi gir içeri kedi!”dememle, adımını içeri attı.(...)

YAZARIN, “ SEVGİNİN MIRNAVCASI“ ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR /Altın Kitaplar